‘Kadınlar Osmanlı idaresinde mi yaşamalı? Yoksa Cumhuriyet rejiminde mi?


Gazetemizin geçen haftaki sayısında okudum ‘Osmanlıda Kadın Sultanlar’ adı altında konferans verilmiş Karamürsel Kültür Merkezinde, doğrusu orada anlatılanları dinlemek isterdim. Yinede konferansa gidenlerden işin özünü öğrendim. Kısaca söylemek gerekirse Osmanlı devrimindeki kadınların topluma yaptığı katkıları anlatmışlar kadın sultanlar tarafından yaptırılan mimari eserleri, bunların özellikleri yaptırılma hikayeleri anlatılmış.

 

Osmanlı bizim ecdadımız başarılı icraatları ile gurur duymamız bunları anlatmamız, yaşatmamız çok güzel. Ancak son yıllarda Osmanlı hayranlığı öne çıkarılmaya çalışılıyor. Hatta Padişahlık, sultanlık tartışmaları yapılıyor. Cumhuriyet miadını doldurdu çıkışları da yapılıyor. Bunu dillendiren çok sayıda yetkili var.

 

Benim aklıma hemen şu geldi. Acaba kadın sultanlar konferansının amacı Osmanlıdaki kadınlar Cumhuriyet kadınlarından daha üstündü propagandasını yapmak için mi düzenlendi. Amaç bu ise bana çok komik geldi. Çünkü Cumhuriyet kadınlarının yaptıkları ortada. Millet vekilleri bakanlık hatta başbakanlık yapan hanımlarımız var. Binlerce işveren durumunda olan hanımların sayısı her geçen gün artmakta. Doktor, öğretmen, mühendis, öğretim görevlisi hanımlar her yerde varlar. Ak Parti Kadın Kolları Başkanı Konferansta konuşma yapmış Cumhuriyet olmasaydı kürsüye çıkıp erkeklerin karşısında konuşma yapabilir miydi? Cumhuriyet kolay kazanılmadı.

 

Bilhassa hanımlar lütfen bindiğiniz dalı kesmeyeniz. (Konferansı Ak Parti Kadın Kolları tertip ettiği için başkanı muhatap aldım) Hatırlarsınız bir Balıkesir hanım milletvekili Cumhuriyetin ömrü tamamlandı gibi laflar etmişti. O günlerde sokakta rastladığım Ak Partili meclis üyesine sordum, ‘Bu Milletvekili hanım ne demek istiyor?’ diye cevabı şu oldu. Doğru söylüyor Cumhuriyet devrinde kadınlar çile çekiyor dedi. Peki niye dedim. Bütün gün dışarıda çalışarak canları çıkıyor evinde otursunlar, çoluk çocuklarına baksınlar dedi.

 

Bu düşüncedeki insan halen Karamürsel’de meclis üyesi yani diyor ki? Kız çocuklarını okutmayalım nasılsa çalışmayacaklar ekonomik özgürlükleri de olmasın evde kocalarına, çocuklarına hizmet etsin. Vallahi ben pes dedim. Takdir sizden. Bizler geçmişimizin iyi taraflarını örnek almalıyız. Siyah-beyaz göstermeye çalışmanın bir anlamı yok kazanımı da yok.

 

Kadın Sultanlar Osmanlıda elbette ki çok dirayetli söz sahibi idiler. Zaten akıllı meziyet sahibi olmasalar sultan alamazlardı. Sultan olmak için dillere destan güzelliğe sahip olmak gerekir. Birileri seni keşfedip ailenden satın alarak Hareme girmen gerek. Harem daha zor çünkü sultan olmak mücadelesi var. Neticede kadın sultanlık meşakkatli riskli yol. Milyonda bir kadına nasip oluyor. Bu yüzden özenilecek bir makam değil.

 

Peki o devirdeki diğer kadınların durumu nedir birazda onlara bakalım;

1) Eğitim oranları yok gibi

2) Sokağa çıkarken çarşaf giymek mecburiyetindeler, ayrıca yüzüne peçe takmaları gerek.

3) Ekonomik sosyal güvenceleri yok. Yaşantısı kocasının davranış ve tutumlarına göre şekilleniyor.

4) İmam nikahı ile evleniyor. (Evlilikleri Pamuk İpliğine Bağlı)

5) Seçme seçilme hakları yok

6) Çok eşli hanım durumuna düştüklerinde ses çıkaramazlar.

İşte Osman devriminde yaşayan kadın tablosu buydu. Bu tabloda yaşamını sürdüren hangi kadın topluma katkı sunabilir. Konferansta siz hangi kadını örnek aldınız. Ben kendime göre Cumhuriyet kadınları ile Osmanlı devriminde yaşayan kadınların mukayesesini yapmaya çalıştım. Birde kadının dünümüzdeki yeri nedir. Dinimiz kadına nasıl bakıyor ona bakalım.

 

KADININ DİNİMİZDEKİ YERİ;

Kadın iyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, merhamet timsali, şevkat abidesi ve hepsinden önemlisi. Allah’ın en güzel bir şekilde yarattığı, güzel, zarif, nazik bir kuldur.

Müslümanlıkta kadın sultandır. Peygamber efendimiz veda Haccındaki meşhur hutbesinde şöyle buyurmaktadır; Kadınlarımız hakkında Allah’tan korkunuz, şüphesiz onlar sizin yanınızdadır, onları Allah’ın emaneti olarak aldınız. Başka bir hadisi şerifte Allah sizden kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister, çünkü onlar sizin analarınız, kızlarınız ve teyzelerinizdir, her kadın bir erkeğin ya kızıdır, ya kız kardeşidir, ya hanımıdır veya onu doğuran annesidir, onun için kadınlara kötü gözle bakılmamalı, kötü şeyler reva görülmemeli, onlara şiddet uygulanmamalıdır. Aksini yapanlar Allah katında büyük günah işlemiş olurlar. Erkek her şeyden önce eşine bir insan olması açısından bakmalı, onun aile yuvasının temelini oluşturan 2 temel unsurdan biri olduğuna, yani kadın erkek eşitliğine inanmalıdır.

 

Dinimizin bu bakış acısıyla kadınlar Osmanlı idaresinde mi yaşamalı, yoksa Cumhuriyet rejiminde mi? Bu sorunun cevabını sizde düşünün okurlarımızda karar versin.

Bizim dinimizin kadına verdiği değeri İslam ülkelerimi daha iyi uyguluyor, yoksa Avrupa’mı onu da düşünün.

Haftaya görüşmek üzere hoşça kalın.

b.yilmaz@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18May

KUTSAL MEKANLARIMIZ

10May

Belediye Meclisi

25Nis

Koltuk Sevdası

18Nis

Atatürk ve ADD

03Nis