AZERBAYCAN BAYRAĞINI KARABAĞ’A ASACAĞIZ!


Heyecanı, endişeyi bir arada yaşayan bir milletiz. Bazı konularda ki milli hassasiyetlerimizi içeriyorsa, düşünmeden hareket edebiliyoruz. Aslında yaşanılan sıkıntılar ister istemez bu eğilime itmeye yetiyor bizleri.

En bilineni Hocalı Katliamı olarak ilk akla gelen, yılların birikimi olan Karabağ Meselesi yüzünden Azerbaycan ve Ermenistan gerilimi yeniden tırmanıyor. Sınırda yaşanan gelişmeler devletler nezdinde ne olacaktır bilemiyorum ama ülkemizde Azerbaycan lehine destek mesajları ve dualar en üst seviyede. On iki şehit veren Azerbaycan’ın acısı ile Türkiye’nin vereceği şehit eş değerde görülüyor.

Dünyadaki bir çok maşa millet içinde belki de en ahlaksızı olan Ermenilere karşı bu askeri harekâtın istediğimiz gibi neticeleneceğini zannetmiyorum. Baksanıza Putin Amca anında itidal çağrısı yapmaya başladı. Ne dedi Putin amca: sınırdaki çatışmalar oldukça endişe verici, bir an önce çatışmalar son bulmalı. Eee Putin Amca Suriye’de Türkmenlere karşı bir endişe duymuş muydun? Yok...

Aslında mevzu Putin’in yaşadığı endişe değil tabi ki. Güçlü bir Rusya için elbette ki Türkiye’nin, Azerbaycan’ın güçlü olmaması gerekiyor. Türk Dünyasının başını kaldıramadığı, bir türlü “bir” olamadığı, sorunların çözümünde “biz” diyemediği bir ortamda bu sınır çatışmasının lehimize çözüleceğini düşünmek çok iyimser davranmak olur. Yazının başında vurguladığım gibi birden hassasiyet neticesinde düşünmeden hareket etmemeliyiz. “Karabağ’a yeniden Türk Bayrağını asacağız.” Nidalarının gerçeğe yakın olabilmesi için ilk fırsatta Uyuyan Türk Dünyasını uyandırmak gerekiyor. Geçmişte yaşananları dikkate alıp, tarihi hadiseler ışığında geleceğe uygun projeler üretebilmek gerekiyor. Şimdi bakıyorum, Azerbaycan stratejik bölgeleri aldı diye ajanslardan haberler geçiyor. İşte, yüze yakın Ermeni askerinin ölmesinden bahsediliyor. Bunların şu anda, denge belirleyici devletlerce izlenildiği, gerektiği anda mazlum yaratarak yine bu devletlerin müdahale edeceği zamanı beklediğini düşünüyorum. 24 nisan sözde ermeni soykırımının yıl dönümü vesilesi ile Azerbaycan aleyhine umarım dönmez. Diriliş Filminden çıkıp, Polat Alemdar’ın kestiği racon gibi kolay değil öyle aynı gün Karabağ’a girip bayrağı asmak. Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın telefon ile aradığı da düştü haberlere. Ben samimiyetlerine inanıyorum ve yahut inanmak istiyorum. Ama bu samimiyetin ötesine geçmemiz gerekiyor. Sonucunu hemen alamayacağımız ama kararlılıkla ilerleyeceğimiz projelere girmemiz lazım gerektiğini düşünüyorum. Algı kurbanı, ideolojik saplantılarla içi boşaltılan bir Turan kavramı açısından bakmamak gerekir bu projeye. Dinamik genç nüfusunun iticiliği, zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarının kullanabilme yeteneği bir araya getirilebilmeli artık. Sosyolojik açıdan da ortak geçmişe sahip devletlerin ve banisi Türk Milleti’nin bu vesile ile bir araya getirilmesi gerekiyor.

Adalet için alt yapıya mı gerek var? Yapılanlar yıllardır ortada. Hocalı’da orda, Kuba da orda. İşte Karabağ, yıllarca işgal altında... Sözde Ermeni Soykırımı okyanusların ötesinde ilgisiz devletlerin masasında… Sözde aydınlar, özür yarışında… mesele; romanda,kitaplarda, tiyatroda ve hatta sinemalarda…

İlk etapta Türkiye önderliğinde yedi devlet, on dört muhtariyet özerk yönetimler bir araya gelecek. Türk sözcüğünün anlamını irdeleyecek. Ben neydim? Ne oldum? Diyecek…En öenmlisi Ne Olacağım? Diyecek…

Sınırda çatışma mı gerekirse o da olacak. Ama o en son. Kimse merak etmesin. O birlik sağlanabilse Karabağ Mesele değil. Orası zaten bizimdi. Gün gelir yine bizim olacaktır ve hatta bizim kalacaktır. O birlik sağlanabilse; işte o zaman, bu millet o bayrağı nereye isterse oraya asacaktır.

Saygılarımla…

e.ates@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Mar

TARİHİN TETİKÇİLERİ

29Kas

AB/SANGHAY/TURAN

01Ekm
24Eyl

ABDÜLHAMID

11Eyl

UYUŞTURUCUDAN UYANIŞA