Partilerin en büyük eksiği bu.


Aslında bu, sadece siyasi partilerde değil, insanlar arasında da büyük bir eksiklik. Ama, Türkiye'yi yönetmeye talip partilerde olunca, olay daha önemli hal alıyor.

Siyasi partilerde, üye olmaktan tutun da yönetim kadrolarında yer almaya kadar çok kişi bir hırs içindedir. Hani halk arasında denir ya; ''baş ol da ister soğan başı, soğan cücüğü ol'' diye...

Siyasi partilere üye olanlar, bir müddet sonra yönetimlerde yer almak ister. İster genel merkez, ister il, ilçe yönetimleri, ister kadın ya da gençlik kolları yönetimleri...

Elbette, bir siyasi partide yıllardır hizmet veren her üyenin hakkıdır bu. Bunu kimse yadırgayamaz. Ve o kişi eğer gerçekten gerek sadakati ile, gerek bilgi birikimi ve deneyimi ile bunu haketmişse, elbette bir yerlere yükselmek hakkıdır. Ve bu kişi, gönül verdiği parti için de hayırlı olacaktır. Ama, sadece yıllarca bir siyasi partiye gönül verdi diye, bir teorik birikimi yoksa, ya da bu konum için tam olarak donanımlı değilse, o kişi, partiyi ileriye taşıyacak bir mevkiye getirilmemelidir. Ve eğer partiye ve o siyasi görüşe yürekten inanıyorsa, bu, o kişi için sorun olmayacaktır. Böylesi seçimlerde önemli olan, o kişinin, önce ülkeye, sonra partiye ne oranda hizmet verebileceğidir. Yoksa, ''bu başkan olsun, ben onu istediğim gibi yönetir, bu suretle kendimi ön plana çıkarır, ileride de siyasette yükselirim'' diye düşünen zihniyetler, partilere zarar getirir. Yani amiyane tabirle, ''parti küçük olsun ama benim olsun'' zihniyeti... Ve bu, birçok partide hala geçerlidir.

Bu yüzden, siyasi partiler içinde bir iletişim bozukluğu başlar. Herkes, kendine yakın olacak, ya da onu kuklası haline getirebilecek kişiyi, bir mevkiye taşımaya uğraşır. Ve bu amaçla, bir partinin, il, ilçe, kadın ve gençlik yönetim kurulunda ise, bazen yönetim kurulu ile bağımsız, yönetim kurulunun haberi olmadan, kendi başlarına kararlar alır, aldıkları kararla da hedefledikleri isimlere mavi boncuk dağıtırlar. O zaman da kamplaşmalar başlar doğal olarak.

Bu olay ne yazık ki günümüzde muhalefet partilerinde daha ağırlıklı.

İŞTE BU YÜZDEN VE BİRBİRİLERİNİ İDARE ETMEK, YÖNETEBİLMEK ARZUSU YÜZÜNDEN, BİR TÜRLÜ İKTİDAR OLAMIYORLAR.

OLAMAZLAR DA!....

e.buber@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Şub
07Şub
24Oca
03Oca

PİS FAKİR ZİHNİYETLİLER!

26Ara