SÖZÜM SİZE KALIPLAŞMIŞ ZİHİNLER



Nasrettin Hoca, ilk defa kadılık görevini üstlenir. İlk davası için mahkemeye gelir... Taraflardan birini dinler ve “Tamam” der. “Şimdi kararımı dinleyin.”
Mahkeme kâtibi şaşırır... Çünkü Hoca henüz karşı tarafı dinlememiştir.
Nasrettin Hoca’ya doğru eğilip, “Efendim ne yapıyorsunuz? Diğer tarafı dinlemediniz.”
Nasrettin Hoca bu serzenişe hiddetlenir ve kâtibe kızgın bir halde cevap verir:
“ Ne demek istiyorsun, diğer tarafı mı? Kafamı karıştırmak istiyorsun sen? Şimdi her şey net! Eğer diğer tarafı dinlersem kafam karışacak. O zaman karar vermek çok zor olacak.”
 
Yıllarca diğer tarafı dinlemedin. Araştırmadın... Okumadın... Kafanı karıştırmak istemiyorsun...
Korkuyorsun...
Önyargılısın...
Eğer diğer tarafı dinlersen, okursan karar vermen zor olacak...
Şimdi her şey sana göre daha net!
 
Rahip bir gün Abdulkadir’in yanına gidip Onu hiristiyanlığa döndürmek ister...  İncil'i açıp, Dağdaki Vaaz'ı okumaya başlar...
Abdulkadir’i etki altında bırakmak ister... Rahibin yanındakiler Abdulkadir’e dönerek: " Bizler saygıdeğer Rahib’in takipçileriyiz... O’nun hakkında okunan, bu sözler hakkında, hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorduklarında Abdulkadir der ki:
 "Siz iyi bir adamı takip ediyorsunuz ama O da başka bir iyi adamı takip ediyor. Ama ne siz biliyorsunuz ne de O biliyor. Eğer kendiniz birşeyler biliyorsanız söyleyin. Kitabı kapatın!"


Yıllardır iyi bir adamı takip etmek adına O’nun söylediklerini papağan gibi tekrarlayıp duruyorsun... O da başka bir iyi adamı takip ediyor...
Ama ne sen, ne de o birşeyler biliyor...
Eğer kendin birşeyler biliyorsan söyle.
Kitabı kapat!
 
Musevi mistik Bünyami ölmek üzereydi... Çevresindekiler ona niye Tanrı’ya dua etmediğini sordular, “Musa acaba şahitlik yapacak mı?” dediler.
Bünyami gözlerini aralar ve “Tanrı bana neden Musa olmadığımı sormayacak.” diye cevap verir...
“Neden Bünyami olmadığımı soracak.”
 
Bütün mesele budur... Kendin olmak. Bunu çözebilirsen hepsi sorun olmaktan çıkar... O zaman hayat, yaşanacak güzel bir gizem haline gelir...
 
Altı ay ömrü kaldığını arkadaşlarıyla paylaşan kişi " Siz ne yapardınız?" diye sorar arkadaşlarına.
"Şayet doktorunuz yaşamak için altı ayınız olduğunu söyleseydi?"
İçlerinden biri, "Bütün malvarlığımı satar hayır kurumlarına bağışlardım ve kendimi ibadete adardım." dedi...
"Ve sen?" diye sordu diğerine.
"Herşeyi satardım bir gemi ile dünya turuna çıkardım ve çok iyi vakit geçirirdim!"
"Ve Sen? diye sordu Ötekine.
"Ben mi? Başka bir doktora giderdim."


Zekâ budur. Zekâ bir kazanım değildir.
Unutma!
Sen zeki doğdun.

e.buber@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Mar
12Şub
07Şub
24Oca
03Oca

PİS FAKİR ZİHNİYETLİLER!