ADİLİKTEN, BAYAĞILIKTAN KURTULUP, İNSANLIKLI İNSAN OLMAK İÇİN


 Allah cc. İnsanı evrende en seçkin, onurlu, yetenekli, becerikli, akıllı, zeki, güzel şekilde yarattı. İnsana yüksek görevler, ödevler, yükümlülükler, sorumluluklar yükledi. Dünya yaşantısı içinde ahiret hayatına hazırlanmasını öğütledi. Sonsuz hayatın nimetlerini, bereketlerini, rahatlık, kolaylık, refah, huzur, mutluluğunu dünyada iken kazanmasını emretti. Sonsuz huzur ve mutluluğa erişmesinin yol ve yöntemini gösterdi. “İnsanın görevi; yaratılış amacına uygun olarak, İslam inancına, ibadetine, ahlakına sahip olarak yaşamaktır.” “Sadece dosdoğru olan; Kur’ân, sünnet, gerçek ilim, bilim merkezli inanmak, ibadet etmek, güzel İslam ahlakında olmaktır. Mümin Müslüman olmanın gereğini yapmaktır.” “ Bu görev ve sorumluluklarımızı bilebilmek için; iyi bir eğitim- öğretim, öğrenim görmek; okumak gerekir. Eğitim- öğretim almadan; doğruyu, gerçeği bilmek, anlamak, yaşamak mümkün değildir. “Eğitimsiz- öğret imsiz cehalet içindeki cahilden; iyilik, güzellik, doğruluk, dürüstlük, hayır, yarar beklenemez.” İşte bu cehalet içindeki moloz yığınları ancak Fetö, PKK, Daeş, DHKP-C gibi zalim, cani- katil, katliamcı, acımasız insanlık ve varlık düşmanı olmaktadır.

                Güzel, yeterli, doğru eğitim- öğrenim görmüş mümin insan, cehaletin geleneklerinden göreneklerinden uzak olur. Üstün güzel ahlakı ile yaratanını, yaşatanını, dinini, imanını, varlığı sever. Herkesin can, mal, namus, emanet, hak, hukukuna saygılı olur. Cehaletin adetlerine uymaz. Bütün insanlar eş, Müslümanlar kardeş fikri ile davranır. İslam imanının, dininin gerektirdiklerini eksiksiz yapar, yaşar. Dinimizin emrettiklerini eda eder. Haram ve günahlarından sakınıp, kaçınır. İçki, kumar, şans oyunları, hırsızlık, yolsuzluk, hortumculuk, dolandırıcılık, yalancılık, yalancı tanıklık, yalan yere yemin etme, başkalarının aleyhinde konuşma yapmaz. Hiçbir varlığı incitmez, zarar vermez. Bir melek gibi yaşamaya çalışır. Görev ve sorumluluklarını hak- hukuk çerçevesinde yapar. Başkalarına haksızlık yapmaz. Özü, sözü, eylemleri dosdoğru olur. İkiyüzlü davranmaz. Zalimlik yapmaz. Her an iyi, güzel, doğru, yüksek ahlaklı olur. Öncelikle anne, baba, kardeş, akraba, komşu, arkadaşlara, çevreye ve tüm varlıklara karşı İslam inancı merkezli davranır. Bir haksızlık yaptığında özür diler. Yanlışı giderir. Tövbe eder. İyiliğe karşı mutlaka teşekkür eder. İnsana teşekkür etmeyen, Allah’a hamt etmez. Dünya hayatında yaşarken; ahirette gereken her şey kazanılmalı. Allah cc. Yolunda; vatan, millet, devlet, memleket, insanlık için var güçle güzel çalışmalar yürütmeli. Hain, kahpe, kalleş, katil, yıkıcı, bozguncu, serseri olmamalı. Aklı, zekâyı tüm düşünce yöntemlerini kullanarak dosdoğru çalıştırmalı. “Görevimiz; Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasakladıklarından sakınıp kaçınmak olmalı.” İyilik üzerine bir dünya kurmalı. Kimseyi hor- hakir, küçük görmemeli. Sabırla yaşamaya çalışmalı. Sabrı unutmamalı. Öfkeyi kontrol etmeli. Kendimizi, rabbimizi, haddimizi, sınırlarımızı bilmeli. Sınırları aşmamalı. 

                Hiç kimseye zarar vermemeli. Başkalarına yardım etmeli. Sevgi, saygı içinde davranmalı. Selamlaşmalı. İyi iletişim, diyalog geliştirmeli. Dargın, küs durmamalı. Dost, akrabaları ziyaret etmeli. Konuk ağırlamalı. Davete gitmeli. Başkalarının kusurlarını araştırmamalı. Emanete hainlik yapmamalı. Hastaları ziyaret etmeli. Hayvanlara, bitkilere, doğaya güzel davranmalı. Vatandaşlık görevlerini öğrenip, yerine getirmeli. Her zaman ölülü, dengeli, akıllı, güzel, iyi davranışlı olmalı. Ailemize, kardeşlerimize, hısım ve akrabalara, komşulara karşı görevlerimizi öğrenip, yerine getirmeli. 

                Önce kendimizi çok güzel şekilde eğitip, öğrenimi en iyi biçimde almalıyız. Sonrasında çocuklarımıza, ailemize, akrabalarımıza, komşularımıza yararımız olmalı. En iyi eğitim- öğrenim aldırmalıyız. İslam dininin ve ilmin fazilet değerlerini genlerine, ruhuna işlemeliyiz. İyi bir evlat yetiştirmeli. İnsanlık ve Yüce Allah onlardan memnun olmalı. İslam dinini, ilmi, mesleği- sanatı, kültürü, bilgiyi, görgü kurallarını bilip, yaşamalı. Çocuklarımızı en sağlıklı biçimde, akıllı, zeki şekilde, haramsız yetiştirmeli. Çocuklarımız her şeyi ile Rab olan Yüce Allah’a dost olmalı. Peygamberimizi kendine örnek yapmalı. Ölüme ve ölüm sonrasına hazırlanmalı. Sevgi, saygı ile harika ve harikulade muhteşem nesil yetiştirmeli. Herkese iyilik eden, infak eden, yardım derneği ve vakıflar gibi görev yapan olmalı. Zarafet, nezaket, kibar, zarif, nezih, ilmi ile amel eden arifler yetiştirmeli. Anne, baba, kardeş, akraba, komşu, insanlar ondan memnun olmalı. 

                Bugün ülkemizde her yıl 600 bin kişi evlenmekte, 132 bin kişide her yıl boşanmaktadır. İş kazaları, ev, trafik kazaları, ölümler, öldürmeler toplumu sarsmaktadır. Bütün bunlar kötü eğitimin bir sonucudur. Üniversitelerimizde 8 milyona yakın öğrenci okumaktadır ama istenilen bilgi, birikim, yetenek, beceri, meziyet, fazilet değerleri kazandırılmamaktadır. İslam toplumu ve toplumumuz birbirini yemektedir! Haram lokma ile kötü ve zararlı bilgilerle insan yetişmemektedir. Her şeyi İlahi ölçü, denge, ilke, kurallar içinde yapmalıyız ki; ortaya insanlıklı insan çıksın. İnsana her yönü ile güzel ahlak, terbiye, bilgi, meslek, davranış kazandırılmalı. Aksi halde dünyadaki zararlı mahlûklar gibi acayip bir habis- pis varlık ortaya çıkar. Bunu da asla unutmamalı. 

                Müslüman kişi hiçbir zaman İslam dininden başka ideoloji, doktrin, felsefi görüş, diğer sapık ve bozuk inanışlarda, inançlarda olamaz. Olursa İslam olamaz. Bir Müslüman, İslam dinini bırakıp, materyalist- maddeci olup; kapitalist, komünist, faşist, Nazi, liberal, sosyalist, doktrinci olamaz. O ideolojileri yaşayan, İslam dininin ilke ve kurallarına uymaz. Bu ideolojilerin, inanışların tümü İslam, Müslüman düşmanıdır. Maddecidir. Din, iman, Allah, peygamber, Kur’ân- ı Kerim tanımaz, kabul etmez. Bunun işçin dün olduğu gibi bugünde İslam dışında kalanlar, İslam ve Müslüman düşmanlığını sınır tanımadan yapmaktadır. 

                Müslüman sadece ve ancak İslam dinine inanır. İslam dinini yaşayarak Müslüman olur ve böyle kalır. İslam dinini bir bütün olarak genlerine kadar yaşar. Duygu, niyet, düşünce, eylem, hareket, davranışlarında İslam’ı yaşar. Görevinde, işinde, davranışlarında, ticaretinde, ödevinde, mesleğinde, tıp alanında, öğrenciliğinde, siyasetinde, kurumunda, iş- güç işlerinde, basın ve medya çalışmalarında, her yaşantısında İslam ahlakını yaşam biçimi yapar. Sapıtıp, küfre, batıla sapıp; sapkın olmaz. Sapık olup, tağuta batıp; tuğyan, hüsran olmaz. İslam dinini yaşayarak 2 dünyasını huzur, mutluluk, rahatlık, kolaylık, ferah, felah olarak yaşar. Hakkı yaşar. Batılı lanetleyip, sakınır. İki dünyasını cehennem olmaktan kurtarıp, cennet yapar. 

                                                                                                                             

                İnsan nefsinden, şeytandan, şeytanlıklardan bağımsız; hakça- hukukça yaşamalı. Onurlu, iyi, güzel, dosdoğru, gerçekçi yaşamalı. Her türlü emperyalizmin sapıklığından kurtulup, barış ve kardeşliği tesis etmeli. Aklını, bilgisini, mantığını, düşüncesini doğru kullanmalı. Kendini hak- hukuk, ilim, bilim yolunda geliştirip, kendine yetmeli. Üreten ve hakça- hukukça paylaşan, yardım eden olmalı. Etnik, mezhepçilik, siyasal ayrımcılık yapmamalı. İnsan olana insan değeri vermeli. “Farklılıklar sapıkça olmadıkça doğal olduğunu unutmamalı.” Hak bilginin aydınlığında, Allah’ın isteğine uygun, peygamberimiz gibi yaşamalı. “Birlik –beraberlik, kardeşlik, doğruluk, gerçekçilik, adalet, hakkaniyet, edep, güzel ahlak, hayâ içinde güzel dünya oluşturmalı.” Yardımlaşma, dayanışma, hakça paylaşma, destek olma olmalı. Hakça umut taşımalı. Geleceği bugünden kurmalı. 

                “İslam ülkelerindeki anarşi, şiddet, terör, hainliklerin kaynağı düşmanlık ve cehalettir. Dışarıdaki kalleş, kahpe, hain düşmanlar; içerideki beyinsiz, akılsız, kanı- sütü, fikri bozuk kimseleri kullanmaktadır.” Bu hep böyle olmaktadır. Bunlar din, iman, mezhep, siyasal görüş, ideoloji, milliyetçilik, çıkarcılık olarak ortaya çıkarılmaktadır. “Ülkemizdeki tüm yanlış ve olumsuzluklar; içteki kafasızların ve dıştaki düşmanların oyunlarıdır.” Bunlar açık ve gizli örgüt olarak faaliyet göstermektedir. Gizli- açık çalışan hain, kahpe, kalleş, katiller vardır. Bunlar küresel boyutta düşmanlıklarını emperyalist, Siyonist, şer güç olarak yapmaktadır. Çok bilgili, bilinçli, dikkatli, uyanık olup; bu düşmanların hilelerine gelmemek gerekir. “Din- iman onurdur, kurtuluştur, huzur ve mutluluktur. Vatan, millet, devlet, bayrak, bağımsızlık, özgürlük; iffettir, namustur, güzel, iyi, doğruyu, onurlu yaşamadır.” Hiçbir değerimizden taviz- ödün asla, katiyen, kesinlikle vermemeli. Batıl, küfür, sapıklıklarla, kötülüklerle hakça mücadele vermeli. Aksi halde bizlerde zulme uğrar ya da zalimlerden oluruz! Sadece bilmek yeterli değildir. Bilinen fazilet değerlerini yaşamak daha önemlidir. Yaşanmayınca bilmenin de pek değeri olmaz. 

m.kasap@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Haz
20Ağs

İSLÂM VE MÜSLÜMANLIK NİMETTİR

13Ağs
02Ağs

AKLINI YANLIŞ KULLANANLAR!

23Tem