İSLAM DİNİNİ PEYGAMBERİMİZDEN ÖĞRENELİM


 İslam dini, Allah cc. Tarafından peygamberimize gönderilen mesajları ve peygamberimizin sünnetlerini içermektedir. “İslam dini yaratılış gayemize uygun yaşamamızı sağlar.” Din ile iyiliği, doğruluğu, güzelliği, hakkı, hakikati, yararlı olmayı öğreniriz. Batıldan- küfürden, insanlık dışı davranmaktan, zararlıdan, kötülükten, yanlıştan, çirkinlikten uzaklaşırız. Hizmet etmeyi, hayrı, faziletleri, değerleri, hidayeti, mutlu ve huzurlu olmayı öğreniriz. Kötülüklerden, çirkinliklerden, zararlılardan, yanlışlardan, insanlık dışı davranmaktan korunuruz. İslam dini, Allah’ın sözlerini, peygamberimizin hadis ve sünnetlerini esas alır. İlim ve olgun akıl ile hareket ederiz.

                Akıl sahibi ergin kişilerin kendi istekleri ile iki dünyada mutlu olması için, İslam dinini seçip, yaşaması gerekir. Din, akıllı ergin insanların tercih edip, yaşaması için gönderilmiştir. “Bugün hak din sadece ve yalnız, ancak İslam’dır.” Hükmü kalmamış, bozulmuş dinlerde Yahudilik ve Hristiyanlıktır. Batıl dinlerde eski ve günümüzdeki beşeri, felsefi inanışlardır.

                Müslüman, Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklerine, İlahi kitaplarına, peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye- ahiret gününe, kaza ve kadere inanır. İbadetlerini peygamberimizi esas alarak, Kur’an’ı merkeze alarak yapar. “Akıllı ve ergin her kişi İslam dinini yaşamakla sorumlu, görevli, yükümlü ve ödevlidir.” Bunun kaçamağı yoktur. Müslüman, İslam dinini ve İslam ilimlerini bilip, yaşar. Farz, vacip, sünnet, müstehab, mubah, haram, sevap, günah, mekruh, müfsit kavramlarını bilerek, hayat tarzını oluşturur.

                İslam dininin şartı sadece 5 tane değildir. Beş temel şartı vardır. Bunlar 5 vakit namaz kılmak, Ramazan orucu tutmak, zekât vermek, Hacca gitmek, kelime-i tevhit veya şahadet getirmektir. Bunların dışında bin kadar farz ibadet, bin tanede haram vardır. İslam dini bir bütündür. Bütün olarak yaşanılmalı ki; takva, dini bütün Müslüman olalım. Maddi, manevi anlamda tam bir olgun Müslüman olalım.

                Müslüman’ın binlerce yapması gereken görevi, sorumluluğu vardır. Bunları ancak ilimde- bilimde bilgin, bilge olmakla; dini ilimlerde âlim olmakla öğrenmiş oluruz. İlahi görevlerimizi, kişisel görevlerimizi, ailevî görevlerimizi, medeni ve vatanı görevlerimizi, insani ve toplumsal görevlerimizi, insanlık ve Müslümanlık görevlerimizi eksiksiz öğrenip, yaşamalıyız. İlimde- bilimde zirve, dinde imanda doruğa yükselmeliyiz. Dini ilimlerin yanında; sosyal ilimleri, fen ilimlerini, sözel ilimleri, sayısal ilimleri, teknik- teknoloji ilimlerini, beşeri ve doğa ilimlerini bütünü ile doğru olarak bilmeliyiz. Çağın üstünde olmalıyız.

                Allah’ı kendi hayal etiğimiz ile değil, Allah’ın kendini bildirmesinden öğrenmeliyiz. Allah’ı 99 güzel ad ve sıfatları ile ve de diğer adları ve sıfatları ile tanıyıp, kabul etmeliyiz. Allah cc. En büyüktür. Yüceler yücesidir. Her şey Allah’a muhtaçtır. Bütün gizli, açık varlıkları bilir. Her şeyi görür, işitir. Ona gizli olan hiçbir şey yoktur. Eşsiz ve benzersizdir. Hep vardı ve var olacaktır. Ezelden ebede vardır. Hiç kimseye ihtiyacı yoktur. Evrende var olan her şeyin yaratıcısı ve sahibidir. Allah cc. Vardır. Başlangıcı yoktur. Sonu da yoktur. Birdir, tektir. Yaratılmışların hiç birine benzemez. Hiçbir şeye, kimseye ihtiyacı olmaz. Diridir. Her şeyi bilir. Her şeyi işitir. Her şeyi görür. İrade etmesi, istemesi ile her şey yaratılır. Her şeye gücü, kudreti yeter. Konuşur. Her şeyi yaratmaya gücü yeter.

                İslam dininin ilk emri; “Oku!” emri olmuştur. İnsanın sorumluluk ve görev bilinci ile hareket etmesi, sabırlı, iyi, güzel, doğru, yararlı, yüksek ahlaklı davranması emredilmiş. Bilgili, hikmetli, merhametli, doğru söz ve davranışlı, güvenilir, akıllı, zeki, günah işlemeyen, harama sapmayan, Allah’ın emri doğrultusunda yaşayan mümin olması istenmiştir. İslam’ı önce kendi yaşayıp, tebliğ etmesi, fazilet değerleri ile hayat sürmesi, bütün insanlık hayrına çalışması emredilmiştir. “Dinini, imanını, canını, aklını, neslini, malını, namusunu koruması emredilmiştir.” Güzel ve yüksek ahlak sahibi olma istenmiş. “Allah’ın emirlerini tutup, yasakladıklarından sakınma emredilmiştir.” “Yalan söyleme, yalancı tanıklık etme, cimri olma, acımasız olma, kibirli olma, kin, nefret, intikam duygusu taşıma yasaklanmıştır.” Şefkat, merhamet göstermekle emredilmiştir. Dengeli, ölçü, tutarlı, kararlı olma istenmiş. Helal işler yapma emredilmiştir. Haramlardan sakınma emredilmiş. Faydalı bilgi, iyi huylu olma önerilmiş. Güler yüzlü, tatlı sözlü, güzel adlı, örnek insan olmamız tavsiye edilmiş. Hısımlarla, akrabalarla, komşu ve çevre ile güzel, iyi, uyumlu, geçimli olma istenmiş. Selamlaşma, iyi geçinme, hak- hukuk gözetme, yardım etme emredilmiş. Vatanı, milleti, devleti, hakça yönetenleri sevip, saygı duymamız emredilmiş.

 İnsanlara, hayvanlara, bitkilere, doğaya zarar vermememiz önerilmiş. İslam imanı, hükmü ile yaşamamız, Müslümanları kardeş bilmemiz, yararlı insan olmamız, zararlı, kötü alışkanlıklar edinmememiz tavsiye edilmiş. “Haksız yere insan öldürme büyük günah olarak bildirilmiş.” Emanete zarar vermeme, haram işlememe Allah cc. Tarafından tüm insanlara emredilmiştir. Cehalet içinde olmama, insanların tüm kutsallığını koruma, kan davası gütmeme, zina etmeme, insanlara ve diğer varlıklara iyi davranma emredilmiştir.

                Sizlere hak ve hakikatleri elimden geldiğince en iyi, doğru biçimde yazmaya çalışıyorum. Eksik görürseniz, sizler daha iyisine, doğrusuna ulaşabilirsiniz. Herkes imkânları ölçüsünde yazabilir, anlatabilir. Ama bir Turan Dursun, Adnan Oktar, Ahmet Hulusi, Edip Yüksel, Ömer Öngüt, sol ve komünistlerden Y.N. Öztürk, Zekeriya Beyaz, İhsan Eliaçık, hadis kabul etmeyen sapık ve yetersiz cahiller gibi yazmamaya çalışıyorum. “Bugün ideoloji ve bozuk felsefelerin halk üzerindeki etkisinin azaldığını görenler; halkı din, Allah, peygamber ile aldatmaya çalışıyorlar. Bunun içinde din adına hareket edenleri masonlar, emperyalistler, Siyonistler, gizli şer güçler kullanmaktadır.” Ülkemizde en bilinçli, bilgili, yeterli, zeki, akıllı diye düşündüğümüz Fetöcular kullanıldığı gibi! Bundan sonra bir başkaları kullanılacak! Ülkemizin ikinci büyük cemaati Süleymancılardır. Zaten bunlara da çoktan el atılmıştır, bile! Gazeteci Uğur Mumcu 1979 yılında Alman Mason Locası’nın Nurcu ve Süleymancıları kamuya yararlı görüp, teşekkür etmiş. İşbirliği konusunda rapor hazırlamıştı. Süleymancı cemaati, Fetö Cemaati kadar bilgili, birikimli, zeki değildir. Zira toplumun alt yoksul katmanından elaman kazanmaktadır.

                Süleymancıların yurt içinde 1,700 dernek, 1,300 yurt- pansiyonları vardır. Yurt dışındakilerle birlikte 3 bin kursu ve yurdu bulunmaktadır. Süleymancılar halk içine girmez. Diyanetten hoşlanmaz. Camide görevli imam arkasında namaz kılmaz. Kendi yurtlarında, kurslarında Bayram, Cuma, Teravih namazı kılarlar. Halk ile ilişkide, iç içe değiller ama yardım parası toplamak için her gün halk içinde, makbuz ellerinde dolaşırlar. Diyanet kontrolünde olalı beri artık cami cemaatinden de yardım toplamaktadırlar. “Oysa öğrenciler yurtlarında ücretli kalmaktadır.” Devleti, milleti, Diyanet’i kullanmaktadırlar. Müslümanlarla ortak hareket etmezler. Müslümanlara zulmedenlere hiç bir zaman tepki vermemişler. Kendilerinden başka hiç kimseye yardım etmiş değiller. Bencildirler. Başkalarını düşünmezler. Tam bir cemaat taassubu içindedirler. Yurtlarda, kurslarda baskı, şiddet de vardır. Görevli kadrosu çoğunluk itibarı ile ilkokul mezunlarının elindedir. Lisanslı, pedagojik formasyonu olan pek yok! Hali vakti biraz iyi olan öğrenciler bu baskıdan hemen kaçıyor. Maddi durumu çok kötü olanlar katlanmaya çalışıyor. Devletin veremediği hizmeti, boş bıraktığı alanlara; cemaatler, solcular, komünistler giriyor. Sonucunda ortaya terör örgütleri çıkıyor!

“Oy verme talimat ile oy vermektedirler.” ” Hiçbir zaman vatana, millete, devlete, memlekete hizmet edene oy vermemişler. Mason Süleyman Demirel’e, İslam ve Müslüman düşmanı ve 28 Şubat süreci adamı Mesut Yılmaz’a, 28 Şubat süreci hükümet partisi olan MHP’ye, Ecevit’e oy vermişler. Bir defa bile Ak Parti’ye oy vermemişler. Halkımızın %80’inin beğendiği ve güvendiği, tüm İslam dünyası halkının takdir ve teşekkür ettiği Ak Partisi’ne oy vermemişler. Bunu niçin? Neden? Niye? Nasıl? Yapıyorlar diye kapsamlı sorgulayalım. “ Oy vermeyenler vatan düşmanı illegal komünistlerle bu cemaatler oluyor.” Niçin? Neden? Niye? Diye sorgulayalım. Kapsamlı, derinlemesine, 5N 1K olarak sorgulayalım. Tüm düşünce yöntemlerini kullanalım. Oysa Ak Parti’den yararlanmaktadırlar. Nankördürler. Hak- hukuk, hizmet taraftarı değiller. Destek de olmamışlar. İnşallah buradan da bir Fetö çıkmaz. “Fetvaları, harama helal diyen, biçimdedir. İslam hukuku uygulanmayan ülkelerde faiz alma, verme, yeme caizdir, demişler.” Faiz haramdır. Yenilebiliyorsa, diğer haramlarda işlenebilir. Zaten İslam hukukun olduğu ülkede yok!

Müslümanlar; cemaatleri ateizme, komünizme, faşizme, ırkçılığa, dinsizliğe, teröre karşı gördüğünden, destek oluyor. Bunlarla batılla, küfürle mücadele olsun, diye düşünüyor. Ama bunlar batılın kullandığı alet, malzeme, maşa olmaktadırlar. “İskender Paşa Cemaati- Esat Coşan ekibi de bunlar gibi talimatla oy vermektedir. Hem de talimat ta Avustralya’dan gelmektedir.”  “Bir diğeri Amerika’dan!” “Ahmet Hulusi’de Amerika’dan yönetiyor.” Cemaat lideri denen kişiyi ele geçiren şer güç, tüm cemaati istediği gibi kullanmaktadır. Allah cc. Akıl, fikir, ilim, bilgi, birikim, basiret, hidayet versin. Onlara da isteme iradesi oluşsun, inşallah.

Mehmet KASAP

m.kasap@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Haz
20Ağs

İSLÂM VE MÜSLÜMANLIK NİMETTİR

13Ağs
02Ağs

AKLINI YANLIŞ KULLANANLAR!

23Tem