Bilişim Sisteminde Teknolojik Değişimin Sosyal Rolleri Etkileme Gücü


Dünyada üretim sistemi olarak okul sayısı fabrika sayısından çoktur. Ekonomik açıdan mal ve hizmet üreten örgütlere karşın, bu örgütleri yönetecek kişilerin yetiştirilmesi için üretilen bilginin önemi kadar, o bilgiyi eğitim sürecinde sağlıklı olarak algılayabilecek bireylerin tüm toplumdan oluşan portföy içerisinde beta değeri olumlu veya olumsuz her koşulda pozitif değerde eğim alması, beklenen eğilim olarak yapılan yatırım olmasına rağmen, teknolojik gelişimin oluşturduğu sosyal değişimler, kişi veya örgütleri sürpriz olabilecek tehlike veya fırsatlarla karşı rol algısı veya rol gerginliği üzerinde dikkat fonksiyonu etkili olacaktır.

 

Tüm dünyada kanıksanma ve yaygınlaşma hızı yüksek olan bilgisayar ve bu niteliklere haiz cihazlar ülkemizde kullanıcı sayısı açısından nüfus artış oranına ve kendi içerisindeki değişim oranına göre trendi sürekli yükselme eğiliminde olmuştur.

Bilişim sistemlerini olması gereken nitelikler doğrultusunda kullanmak yerine, genelde zaman harcanmasına neden olan araçlara indirgenmiş olarak kullanım eğilimi, toplumsal güdüleme aracı olarak bireyin içgüdüsünü sürekli yalnızlık isteğine ve özgüven sürüklenmesinin yönlendirmesine neden alabilmektedir.

Uziletişimde, küresel erişimin bilişimde sağlayacağı faydayı kişisel gelişimin teknolojiye ayak uydurması olarak yorumlamak genelleme açısından çok doğru olsa da,  burada vurgulamak istediğim kendini önemli göstermeye yarayan bir rol statüsü olarak araç ardına sığınma psikolojisidir  ( gösteriş ) .

Bireyin ben merkezini sanal aktivitelerle tetikleyen ve tahammül sınırlarının daralmasına neden olan ve kişinin bu statüde egemenliğini daha da arttıran bir şiddetle yayılmaya devam ettirme isteği, kendince üstlendiği rolün kendi kendini hipnoz etkisi ile bastırılmış duyguların dışa vurum etkisidir.

Bu gibi koşullandırmaların gerçekleştiği günümüzde, birbirinden ilintisiz gibi görünen vakalar arasındaki görünmeyen ilişki, kişisel yeteneklerin kullanılmasında kendine olan güvenin kontrolden çıkan etkisinin bir sonucu olup olmadığı özellikle akademik çevrelerce araştırılması gereken bir konudur.

Bireysel duyarlılıktaki değişimlerin teknolojik gelişmeye bağlı artışı, gerçekleşen değişimlerin bir sonucu olarak mesleki bütünleşmenin aralarında ilişki olup olmadığı önemli bir husustur.

Davranış düzleminin orijininin çevresinde tüm faaliyetlerin gerçekleştiği bölgede Operasyonel riskler kaçınılmazdır. Bu durum, kitleler halinde zıt bağımlı bireyler oluşturularak fikir yeteneklerinin yok oluşu olarak irdelenebilir. Böylece, kayıplar veya kazançlar kişisel olarak kişinin kendi davranışından veya dışından kaynaklanan olayların sonuçlarını ifade edebilir.

Geleneklerin değişim perspektifleri doğrultusunda ortaya çıkan rol teorisi rasyonel düşünce yapısını sınırlayan kıstaslar ile kişisel parametrelerin gelişememesine neden olarak çağdaşlaşma, özgür irade gibi ifadelere dayanan algı yönetimi ile ilgili yöntemlerle kişilikler kişilik kaybına uğrayabilir düzeye indirgenebilmektedir.

İşe yaramazlık psikolojisi zamanla kaçınılmaz bir gerçek olacaktır..

reel@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Nis
14Mar
06Mar
01Mar

Aklın Şifreleri

20Şub

Uluslararası Portföy