Ay Öldüresi Var Beni!


Bundan tam üç yıl önce haziran sıcağı, altımda don, elimde karpuz tabağı eski sevgilimin eski sevgilisinin yeni sevgilisinden ayrılışının sancılı paylaşımlarını takip ediyorum.

Bir grup marjinal arkadaşım abidik gubidik paylaşımlar yapmaya başladı. Bu arkadaşlar memlekete hangi iyi film gelmiş derdinde, tarihin unutmaktan utanacağı sanatçıları takip etmekten helak olmuş, sabah akşam içen, üniversitelerde yalnızca okumakla kalmayıp etkinlikle, aktiviteyle okullarını sirke çevirmiş tipler. . Bakıyorum Taksim’de insanlar tazyikli sularla taklalar atıyor, polise börek tepsisi uzatıp karşılığında biber gazı alıyor, Karanfil Sokak’ta yaralılar var ulaşılamıyor. .

Tüm gece uyumadım, uyuyamadım. Ertesi gün ofiste gece Taksim’de olan arkadaşlarımın hastaneye insanları nasıl taşımaya çalıştıklarını dinledim, polislerin tavrını dinledim. Bugün o gün dedim!

Bilenler bilir haftada bir gün izinle, mesai mefhumu olmaksızın oldukça yoğun bir tempoyla çalışırım. Sabahları işime gidip geceleri çantama limonu, maskemi koyup Park’a yaklaşabildiğim kadar yaklaşıp sabahlara kadar bekledim. Kadıköy’de sayı az, durum karışık dediler Büyükçekmece’den desteğe gittim. Durup düşünmedim, üşenmedim.

Çünkü bildim ki ya bugün konuşacak ya sonsuza kadar susacaktım. Ya bugün buna dur diyecek ya da sonsuza dek sürüklenecektim.

İnanmıştım. Doğrular kazanırdı bilirim.

Ta ki 30 Mart 2014 ile başlatıp 1 Kasım 2015’te pik yapan seçim sonuçlarına kadar!

Sonra bombalar patladı, şehirler boşaltıldı, sokağa çıkmak yasaklandı, sokağa çıkabilenlere konuşmak yasaklandı, konuşanlara hapishanelerde en güzel koğuşlar ayarlandı.

Tüm bunlar olup biterken evde TV8 izledim. Hiç #Ankara yazmadım. Terörün her türlüsünü kınamadım.

18 yaşında, 20 yaşında her bir ağacın adını ezbere bilenlere hain dedikleri bu ülkede ben oturdum 18 yaşında, 20 yaşında ne iş yaptığını kelimelerle ifade edemeyen kızların pembe eteklerinin altına kırmızı ayakkabı giymemeleri gerektiğini anlatan programlar izledim.

Çocuklara oyuncak götürmek isterken kolu, bacağı ayrı yerlerde olduğundan birleştirilip gömülmeye çalışan kardeşlerimi görmemek için zorlu ada şartlarında hayatta kalmaya çalışan gönüllüleri izledim.

Yine arada açıp okuyorum. Eylemi PKK mı yaptı, YPG mi üstlendi, TAK mı, IŞID mı aman ne komplolar aman ne akıl yürütmeleri.

İçiniz rahat edecekse söyleyeyim; eylemi Sus yaptı, Dur yaptı, Aman yaptı. Artvin’de ağacı kesilmesin diye ağlayan ninelere vatan haini diyen zehirli dilleriniz, cahil cesaretiniz, nasır tutmuş kalbiniz, kantarı bozulmuş adalet teraziniz yaptı.

Aradan geçen üç yılda değişen tek şey bu memleketten defolup gitmek isterken Acun Abi ben Almanya’dan geliyom beatbox yapçam demek ister oldum.

bek@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10May
18Mar

Şeyma Su Biz Halay Başı

16Ekm
21Eyl

OHKUYOM BEN YEA

16Haz