Akademik İhanetin Görünmeyenleri


Olaya herkesin baktığı açıdan değil de farklı taraftan bakmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum.

Malumunuz 1128 akademisyen in (!) peşinden gittiği bildiri trajikomik hadiselere yol açtı.

"Sokağa çıkma yasağı" , "susuzluğa mahkum etme" , "kasıtlı ve planlı kıyım" , " Kürt Halkına katliam ki devlet eliyle" gibi iddiaların dile getirildiği bildiride en dikkat çekici yan şuydu. Sonuç kısmında yer alan ve devletin devam ettirmesine inanılan " müzakere süreci" ne öğüt niteliğinde yer verilmesiydi. Bu bildiriye tepki vermemek tabiki imkansız ... Ama...

Zaten trajikomik hikaye bu "ama" da başlıyor. Kimse bunların bulduğu bu cüreti tartışmıyor. Nedenine bakmıyor. Verilen tavizlerle bağ kurmuyor. Bu tespitler elbette bu aydın kılıklı müsvetteleri haklı çıkarmaz. Masum da göstermez. " İt itliğini yapar" sözü gereği şaşırılmaz. Bu sebep "aydın" sıfatı "it" gerçeğinin önüne geçmez.

Tepki verenleri kategorize edersek... İlk sıraya evveliyatı da dahil olmak üzere vatan sevdalılarını koymak gerekir. Bunlar tartışmasız tepkilerinde de sarf ettiği sözlerde de haklı olan tek taraftır.

Tepki içinde olan bir diğer grup var ki ( gerçi onlar akademik hainler tarafında) Atatürk maskesi takan "çakma Cumhuriyet sevdalısı haincikler" olarak alabileceğimiz grup. Anladınız siz onları...

Bir diğer grup ise geçmişteki söz ve hareketlerini unutup görmezden gelen samimiyetsiz tepkici zatlardır. Bu grubun en temel özelliği, döneme göre siyaset güdüp fikir beyan edebilmeleridir. Peki samimiyetsiz bu gruba kimler dahil ? Yeter ki Barış olsunda gerekirse herşeyi tartışmalıyız diyenler olabilir mi acaba? Öcalan canisine olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesini yükleyenleri kastetmiş olabilir miyiz?

Dağa çıkışlarda nitelik arayanları; Bebek katiline Turkiye'nin önünü açıyor misyonunu yükleyenleri; onun mesajları bizim düşüncemiz diyenleri; reel politikalar ürettiğini iddia edenleri işaret etmiş olabilir miyiz acaba?

Bu ifade sahiplerini eleştirdi diye ırkçı ve barış düşmanı ilan edilen bizlerle bu ifade sahiplerinin aynı safta gibi görünmesi bizler için "zul" mudur yoksa onlar için " şeref" mi? Bize zuldur de onlara nedir bilemiyorum.

Herşey güzel olacak diye çıktıkları bu yolun çıkmaz sokağı değil de nedir bugün yaşananlar.

Katil devlet diyen sanatçı bozmalarının şölen ile takdimi ile söylenen türküler, çekilen halaylar masum yanı mıdır gelinen noktanın?

Üniversitelerde kurtarılmış bölgeler oluşturan peşmerge kılıklı öğrencilerin faaliyetleri çok mu kabul edilebilir hadiseleedir. Ve yahut bu hadiselere göz yuman o günün akademik hainlerinin benzer yanı yok mudur bugünkülerle...

Bu aciz akademiklerin ihmallerine kurban giden yiğitler yiğidi Fırat'ın kanı bulaşan ellerin sahiplerine o gün tepkisiz kalmak ne derece bugünkü tepkilerin referansı olabilir. Faşistlere ölüm diye nidalar atan kansız köpeklere sahip çıkan akademik hainlere göz yummak bugün verilen tepkiye tezat değil midir?

Kim kimin ne olduğunu gayet iyi bilir beyler. Biz haini de göz yumanı da biliriz.

Son sözümde milliyetçi aydınlara olsun. Boş davayı kendine şiar edinen bu akademik hainlerdeki sahiplenme duygusunun onda biri sizde olsaydı keşke. Merak ediyorum "Bir araya gelme yeteneğine" ne zaman sahip olacaksınız? Öz be öz Türk Milleti'nin sinesinden çıkan şerefli davanıza ne zaman sahip çıkacaksınız?

 

e.ates@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Mar

TARİHİN TETİKÇİLERİ

29Kas

AB/SANGHAY/TURAN

01Ekm
24Eyl

ABDÜLHAMID

11Eyl

UYUŞTURUCUDAN UYANIŞA