B… Boncuk Arayan, Ahmet Öz


Ben bu adamı tanıdığım da, ilçemiz de, bir yoğurtçu dükkânın da, muhasebecilik yapıp boş zamanların da, (DHA) Ajansının Karamürsel temsilciliğini yapan bir kişi idi. Bundan 3 sene önce Karamürsel merkez de, bulunan Noterin bir alt katını tutup,  sektöre girdiğim de, ne bir ofisi nede, sürekliliği olan bir gazetecilik anlayışı vardı. Hatta biz ilk sektöre girdiğimiz de,  bizlere çokta atıp tutmuştu; yok bu iş şöyle olur, böyle yapılır filan diye. Nitekim aradan bir yıl geçince bir de baktım, geldi karşı tarafım da, bulunan ofisi kiraladı ve artık profesyonelce bir ofis açarak gazetecilik yapmaya başladı. Buraya kadar her şey normal, elimizden geleni yaptık, kendisine sen gazete çıkar, biz internet gazeteciliği yapalım, Karamürsel radyo, radyo yanı yapsın diye defalarca dememe rağmen yılların duayen ismi olduğu için her şeyi kendisi yapmaya karar verdi. Buna da, eyvallah dedik ve gene elimizden gelen yardımı kendisine yaptık, doğrusu kendisine yapmamız gereken komşuluğu yaptık. Peki, o ne yaptı? Kendisine gelen misafirlere bizi kötüledi, hatta hiç unutmuyorum buraya yeni gelen bir devlet memuru beni ziyarete geldiğin de, işinin de gereği olarak bana Ahmet Öz,  nasıl biridir dediğin de, bende kapı komşum iyidir demiştim, o kişi de, bana gülerek ah be kardeşim ben ona da, seni sorduğum da, aman dikkat et! Belediyeyle, insanlarla arası kötü sakın görüşme kendini fişletme dedi ve bunları duyduğum günden bu yana kendisi ile konuşmam. Fakat arkamdan reklam aldığım yerlere gider, haber yaptığım insanlara, siyasilere ve aklınıza kim gelirse hakkım da, atar tutar. Ama adam gibi karşıma yüzüme karşı söyleyemez! Zaten arkamdan konuşan kimse bu konuştukları palavra olduğu için, karşıma geçip bir şey söyleyemez. Ama ben insanların yüzüne söyleyemeyeceğim hiçbir sözü arkalarından konuşmayacağım için lafı dallandırıp budaklandırmadan, ima ve kıvırmadan direk olduğu gibi söylerim. Peki, ama ne oldu da, bu adam kutuyu açtırdı? Kötüyü söyletti! Ben kişilik olarak kolay, kolay nefsine yenilen, sinirlerini kontrol edemeyen bir insan değilimdir. Tabi bir yere kadar! Bu Ahmet Öz denilen şahıs, biz gazete çıkardık diye, gitti bu kişiler izin almadan gazete bastırıyorlar diye hem yaygara kopardı, hem de, savcılığa şikâyet etti. Sesimi çıkarmadım; çünkü öyle adi bir sektör ki, bu sektör, ben bu sektör de, çalışıp ta meslektaşları ile süt limon olan kimseyi görmedim! Ama tükürdüğünü yalayan çok adam gördüm. Daha düne kadar şantajcı, fidyeci diye haberini yaptığı, kasetlerini yayınladığı düşmanları ile bile kol, kola geze bilen bir kişiye zaten ne kadar laf söylene bilir ki. Gazete çıkarırken çokta acelesi olmayan, fakat yapılması gereken bir ayrıntıyı unutmuşuz. Bu açığımızı yakalayarak bizi şikâyet etti. Diyeceksiniz etti de, ne oldu? Hiçbir şey olmadı hali hazır da, olan evraklarımız hemen basın savcılığına verildi ve gazete çıkarmaya hala devam ediyoruz. Ahmet Öz bir aile babası olması münasebetiyle onun yüzünden, çok defa başkalarına patlasam da, en son yaptığı hareket ile bardağı taşırmış ve insanları aldatır, kandırır bir hale gelmiştir. Peki, nedir bu aldatıp kandırdığı mevzu? 2016 Yılı, ocak ayından itibaren, Karamürsel DHA (Doğan Haber Ajansı) temsilciliği şahsıma verilmiştir. Kendisini defalarca uyarmama rağmen kendisi noterin altında bulunan ofisinin camlarının giydirme olduğunu söyleyerek bu reklamları sökmemiştir. Hatta buradan çıkıp yeni yerine geçtiğin de, yaptığı tabelalara da, (DHA)  İbaresini koydurmuş ve halkı kandırıp, aldatmaya yönelik hareket yapmıştır. Ben kendisini karakol da, gördüğüm de, neden bu yazıları sökmüyorsun? Neden insanları kandırıyorsun dediğim de; bana şu cevabı vermiştir. Siz internetten “karamürselaktifhaber” kelimesini sitenize eklemişsiniz, siz onu kaldırın  gibi çocukça bir cevap vermiş olması bardağı taşıran son nokta oldu. Tabii ki, en kısa süre de, kendisini savcılığa vererek suç duyurusun da bulunacağım, fakat herkesin bilmesini istedim ki, artık yeter yani; bu sektör de, özellikle de, Karamürsel de, bizim işimizi yapacak kişiler biz nasıl gece gündüz haber takip ediyorsak, bizim gibi haber takip edecekler. İnternette anahtar kelime de, ismi varmış gibi ucuz bahanelerle, bana saldırı yapıyorlar internetimi patlatıyorlar, gibi ucuz, ucuz bahaneyle savunma yapmayacaklar! Biz açıldığımız günden bu yana, çok büyük paraları bu sitelere ve bunları korumak için geliştirilmiş sistemlere verdik. Hala vermeye devam ediyoruz. Her gün değil binlerce, milyonlarca siber saldırı ile karşılaşıyoruz! Fakat kimseye çamur atmıyoruz, bahane aramıyoruz, şuç atmıyoruz. Daha çok para yatırıyor, daha büyük firmalarla çalışıp, sürekli yedekleme alıyoruz. Yerel bir gazete için İnanılmaz paralarla bilgisayarlar, depolama alanları kuruyoruz. Ama ses çıkarmıyor, ağlayıp sızlamıyoruz. Bu işi yapacaksak adam gibi yapıyoruz.  Mazeret basit insanların, aciz insanların en büyük silahıdır. Bizim işimizle uğraşmamız, kimsenin dedikodusu, kimsenin yaptığı iş ile uğraşmamız, kimseye cesaret vermesin, herkes akıllı olsun! Eğer yapamıyorsanız insanları kandırmayın, aldatmayın! Gazete çıkarıyorum, diyerek insanları abone yapıp, reklamlarını alıp mağdur etmeyin! Bu işi hakkı ile yapmaya çalışan kişilerin ayağına ayak bağı olmayın! Ya kalıbınızın adamı olun, yada emlak işimi yapacaksınız, muhasebecilik mi yapacaksınız onu yapın. Fakat insanları kandırmayın! Şuanda Karamürsel’de DHA (Doğan Haber Ajansı Karamürsel Temsilcisi) Ercan Buber ve İHA (İhlas Haber Ajansı Karamürsel Temsilcisi) Uğur Buber’dir.Bu saatten sonra da, bu kadar boş bırakamam, sabretmem! Yalandan yere gidip savcılığa da, dilekçe vermem! Kanıtlarla, şahitlerle, delillerle gider şikâyetçi olur, ardından da, gazetem dede, internet sitem dede yayınlar, adaletin nasıl tecelli ettiğini herkese gösteririm. Ben işimi yapıyım kimse ile işim olmasın dedikçe “KEDİLER” aslan oluyor. İki satır yazı yazmaktan aciz insanlar gazeteciyim diye ahkâm kesiyor. Evet, Karamürsel zamanın da, müthiş gazeteciler çıkarmış. Ama gazetecilik ilim irfan işi, ben daha kırk fırın ekmek yemeliğim. Elime sarı basın kartını almalı, ondan sonra ben gazeteciyim demeliyim. Yok bilmem kaç yıldır yoğurtçuda çalışıp, gazetecilik yaptım işi, hikayedir. Bunu çoluk çocuk bile artık yemez. Ben günde 40 bin kişiden fazla insanın ziyaret ettiği bir haber sitesinin sahibiyim, gazetemiz aslanlar gibi çıkıyor. Yeni projeler üretip, yenilikler yapmak için mücadele ederken, size ayıracak ne vaktim ne enerjim var. Bu ilk ve son yazımdır. Bu saatten sonra önce savcılığa evrak verir, sonra haber yaparım. Benim köşem çok değerli çünkü. İşinizle uğraşın, kişilerle değil.    

e.buber@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI