Biraz Sokakta Gezin


Geçtiğimiz gece bir bayan takipçimiz önce gazeteyi, daha sonrada numaramı alarak beni aradı. Ercan Bey ALLAH aşkına bu mahalleye bir gelin!

Karşımızda sağımızda solumuzda inşaatlar hadi balkona çıkmayı bıraktık, çocuklarımızı dışarı çıkaramaz, parka gönderemez olduk. Daha dün gece, gecenin bir yarısında sokağı kaplayan ağlama sesiyle yataktan fırladık, o kadar acı bir ağlama ki! Herhalde birini kesiyorlar dedik. Eşim hemen apartmanda sese uyanan komşularımız ile aşağı indi, karşımızdaki inşaatın içerisinde açık bırakılan bir çukura düşen bir köpek o kadar acı, acı ağlıyordu ki, inanın yüreğiniz dayanmaz.

Hemen itfaiyeyi arayarak haber verdik, fakat mahalleye girmesi ne mümkün; yapılan inşaatların bütün malzemeleri kapılarının önünde duruyor!

Ama lütfen bunu belirtin ”Karamürsel itfaiyesi”  bazılarının sadece sokak köpeği ne olacak sözlerine aldırış etmeden o kadar büyük bir çaba sarf ederek araba girmeyen o sokakta mücadele verip hayvancağızı sıkıştığı inşaat çukurundan kurtardı, lütfen bunu belirtin diye rica etti. Şimdi bu olan olaylar köy yerinde vuku buluyor zannediyorsanız çok yanılıyorsunuz! Tam aksine tam şehrin göbeğinde Karamürsel terminalinin üst caddesinde bulunan Hafız İsmail Efendi Caddesi üzerinde ki, eski müftülüğün arka tarında aynı sokakta 15 mt aralıklarla yapılan üç koca inşaat. Sokak perişan, mahalle sakinleri artık fıttırma seviyesine gelmiş, fakat kimse müdahale etmeyince vatandaş ne yapsın. Ben dün gittim hem fotoğrafladım, hem de bu rezilliği kendi gözlerimle görmek istedim.

Malum memleketimizde istenilirse hemen ayarlanılıp hop, hop kaçak kat çıkarttırıla biliyor.

Yahu kardeşim burası belediyenin yetki sınırında değil bu adamların inşaatının 2 katı kaçak denilmesine rağmen, istenildiğinde görmemezlikten geline biliniyor. Bunları iyi bildiğim için gördüğüm manzara fazlada beni şaşırtmadı, fakat ivedilikle müsait olan bir memurumuzun oraya giderek en azından koca, koca çukurların üzerlerine konulmuş paletleri görüp onlara bir çözüm bulması gerektiğini düşünüyorum!

Zaten mahallenin temizliyidir, ortada duran inşaat malzemeleridir, kimsenin bir önlem almadan çalışmasıdır, bunlar zaten önemli değil anladığım kadarıyla mahalle sakinleri artık bu konuya alışmış. En azından çocuklar için biraz bakın şuralara “müsait olunca” lakin ben bile fotoğraf çekerken üzerime düşen sıva artıklarından kendimi zor kurtarmışken, vay milletin haline. Karamürsel son zamanlarda öyle bir hale geldi ki bu inşaat konusunda, artık yer bulamayan müteahhitler kentsel dönüşüm çerçevesinde eski binaları yıkarak yerlerine daha farklı ve büyük yapılar yapmaya başladılar. Bu cennet memleketimiz âdete bir beton yığınına dönmüş halde, görünen yol üzerindeki apartmanları boyamakla bu kenti güzelleştiremeyiz. Çarşı merkezine yakın olan her ara bir anda yükselip giden bitişik nizam inşaatlarla dolup gidiyor. Evet dışarıdan gelen müteahhitlere çok para lazım, fakat yarın onlar buradaki işleri bittikten sonra çekip gidecekler, biz burada baş başa kalacağız şu sözü lütfen hatırınızdan çıkarmayınız. Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde. beyaz adam; paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Geç olmadan anlamak ümidi ile …                                                                                               

e.buber@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI