Şimdi hep beraber susalım......


Haftalardır yazmıyorum. Ya da yazamıyorum…

Önce yazmaya yelteniyorum, içten gelen bir güdü ya da şartlı refleks gibi… Gündemdeki konuları zihnimin koridorlarında kovalıyorum; bilgimin ayarında tartıyor, aklımın ölçüsünde biçiyor, mantığımın sınırlarında biçimlendiriyorum. Ve yazıyorum sonunda, sizlerle paylaşmak için…

Hayır, yazamıyorum haftalardır. Ya da yazmak istemiyorum… 

Yapay gündemlerin sisinde, puslu tartışmalara kaptırdık kendimizi. Her kafadan bir ses çıkıyor. Her ses, boşluğa yayılıyor. Birbiriyle karşılaşıyor, çatışıyor ve sonunda kocaman bir hortuma dönüşüyor. Önünde ne varsa silip, süpüren dev bir hortum…

İslamcılar, cemaatçiler, tarikatçılar, dindarlar, ulusalcılar, milliyetçiler, ülkücüler, alperenler, Kürtler, iktidardakiler, muhalefettekiler, ötekiler, sosyalistler; her biri bir şeyler söylüyor ama pek çoğu hiçbir şey düşünmüyor. Düşünmeye gerek bile duymuyor…

Haftalar öncesinde böyle bir korkuya kapıldım; ben de mi hiç düşünmeden, ortaya atılan konuların, yaratılan gündemlerin girdabına mı kapılıyorum? Manipülasyonlara alet mi oluyorum? Bunlardan da geçtim, kayıtsızca düşünceler üretip, zihinleri bulandıranlardan mıyım yoksa? En kötüsü de “ağzı açık ayran budalası” mıyım?

Neleri tartışıyor, neleri konuşuyoruz?

Sessizliği dinleyelim biraz, ne olur…

Susalım biraz… Karşılık vermeyelim… Kapılmayalım…

Hiç konuşmayalım. Susalım ve düşünelim. Ne oluyor bize? Ne yapıyoruz? Nereye gidiyoruz?

Susabildiği kadar sussun herkes.

Konuşmaya değer sözleri bulana kadar sussun. Konuşmaya değer konulara, konuşulmaya değer düşünceler üretebildiğinde suskunluğunu bozsun ve konuşsun cesurca. Çünkü “Düşüncelerini dinlendirenin söyledikleri dinlenmeye değerdir!”

Karanlık sisleri ancak bu şekilde dağıtabilir, sisin  içinde saklananları açığa çıkartabiliriz.

Zifir gibi karanlık dumanlar, kasvetli bulutlar Karamürsel’in üstünden tüm ülkeye yayılıyor birkaç gündür…

Hislerimiz kör olmuş sanki aklımız tutulmuş, zihnimiz bulanmış.

Bilgi kirliliği arttıkça artıyor, zihinlerimiz ise her geçen gün daha da bulanıyor.

Susalım biraz…

Soğukkanlı olalım…

Sadece söyleyecek sözü olan konuşsun…

Kimsenin bir şeyi unuttuğu ya da korktuğu yok.

Zamanı gelince dökülür elbet etekteki taşlar ama şimdi susalım.

Biraz daha güçlensin biraz daha makam sahibi olsun birileri. Şimdi yok olalım gözükmeyelim meydanlarda biraz daha devam etsin bu gösteriş ve bana bir şey olmaz tavırları.

Şimdi susalım.

Yoksa karanlık bulutlar bizi sardıkça saracak.

Ve bulutlar dağıldığında kim bilir neyle karşılaşacağız?

e.buber@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Mar
12Şub
07Şub
24Oca
03Oca

PİS FAKİR ZİHNİYETLİLER!