GAZETECİLİK VE KARAMÜRSEL


Mesleğim gazetecilik olmamasına rağmen sevgili dostum Ercan BUBER’in teşvikiyle başladığım köşe yazarlığı benim için sürpriz takipçi sayısına ulaşmamla daha da keyifli hale gelmeye başladı. Mail, mesaj, tweet, whatsapp yoluyla gönderdiğiniz tebrikler için, yolda çevirip “ Aferin sana, bu haftaki yazını merakla bekliyoruz “ , “ Bak sen adam olmuşta köşe yazarlığı yapmaya başlamış “ diyen büyüklerime ve anladığım kadarıyla 10.000 civarındaki takipçime burada teşekkür ediyorum.

Geçen haftaki yazımdan sonra bazı okurlarım ülke gündemi üzerine yazdığım yazıları beğendiklerini ancak Karamürsel hakkında yazmamı istediklerini belirtmişler. Sağ olsunlar istekleri benim için çok önemli. Onun için bu hafta memleketimle ilgili yazmaya karar verdim. Ama inanın bana karar vermekle olmuyor bu işler. Ne yazarsanız yazın bir yerlerden ses geleceğini düşünmelisiniz. Herkesi memnun etmek zaten mümkün değil ama elimden geldiği kadar kimseyi üzmeden bir şeyler yazmaya çalışıyorum işte.

Karamürsel konusuna geldiğimizde Vasiye Nine dört yoldan Akbank’ a kadar olan cadde ve yine Akbank’ ın olduğu dört yoldan betonyola kadar olan alandaki park sorunu bana göre Karamürsel’ in başa çıkamadığı en önemli kangrenlerden biri. İnanılmaz şekilde park alanı olmayan yolun sol tarafına park edilen araçlar bu büyük ve geliş gidiş olarak tasarlanan caddelerin ne yazık ki tek şeride düşmesine sebep oluyor. Hani aynı “ Bir köprüde karşılaşmış iki inatçı keçi “ misali inanılmaz bir keşmekeş söz konusu. Kimse kusura bakmasın ama Karamürsel Trafik Bürosu buna ne yazık ki bir çözüm getiremiyor. İstediğimiz kadar medeni olalım “ Dayak cennetten çıkmadır “ . Özürlü park alanı olarak ayrılan yerlere park eden araçlara ceza yazılmaya başlandığından beri nasıl bu kural ihlali azaldıysa bu bahsettiğim caddelerde de aykırı yöne park etmiş araçlara ceza yazılmalı.

Birde cadde kenarında ki dükkanların kendi önlerindeki alana halk dilinde kukuleta olarak adlandırılan kırmızı beyaz konileri koymaları yada sandalye, sandık, masa, tabela koymak suretiyle buralara vatandaşın araç park etmesini engelleme durumları var. Hadi ekmek fırını, pastane gibi sürekli giriş çıkış yapılan işyerlerinin önündeki bu duruma göz yumalım ama terzinin, reklamcının, emlakçının önündeki bu park edilmesini engelleyen nesnelerin derhal kaldırılması gerektiğine inanıyorum.

Tabi yıllardır klasik olan deniz kenarındaki parklarda ve özellikle derenin olduğu yerdeki ağaçlık alandaki banklarda hava karardığı andan itibaren yoğun bir şekilde esrar içilmesi, bira kutularının o bankların etrafına yada üstüne bırakılması hiçbir zaman engellenememiş bir pislik. Sabah koşuya çıktığımızda boş bira kutularından, zıvana diye tabir edilen esrar izmaritlerinden geçilmiyor bu bölge.

Karamürsel siyasetine baktığınızda aynı ülke genelinde olduğu gibi tek partili yönetimin kimi zaman son derece başarılı kimi zaman ise baskılardan, yalan şikayetlerden, provokasyonlardan ve kişisel laf üretmelerden kaynaklı ufak tefek hatalar yapmasına rağmen genel olarak son derece başarılı olduğunu görüyoruz. Zaten oy oranı bunun en büyük göstergesi.

 

Bu haftanın ez cümlesi şudur ki ;

 

Tabi ki Karamürsel’ le ilgili yazılacak çok şeyler var ama başta da söylediğim gibi ben gazeteci değilim.

 

Sevgiyle, Milli İrade ve Milli Beraberlikle kalın…

e.gokce@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Şub

CANLI YAYININ ARDINDAN

03Ara
25Kas

SEÇİME DOĞRU

23Ağs

ŞİMDİ TÜRKİYE ZAMANI…

13Ağs