Duygularımızın Bedenimize etkisi


Degerli Dostlar, Ciddi sağlık problemleri ile boğuşan insanlara 'En büyük arzunuz ne olurdu?' diye sorsak, cevapları büyük bir olasılıkla, eski sağlıklı ve mutlu günlerine geri dönmek istemeleri olurdu.

Hiç sağlık problemi olmayan insanlara aynı soruyu sorsak, onların cevapları da büyük bir olasıkla, daha fazla kariyer, daha fazla güç, daha büyük ev, daha lüks araba olurdu.

Korona salgınından önce zaten dünyanın genelinde bir çok insan çeşit, çeşit hastalıklarla boğuşuyordu. Ve bundan sonra da belki, Covid-19’a benzer salgınlarla birlikte yine birçok hastalıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bu nokta da sağlığımızın, lüks arabalardan, büyük evlerden ya da kariyerimizden daha değerli olduğunu görmemiz lazım. Sağlıklı ve zinde bir yaşam sürebilmemiz için de; bedenimiz ile zihnimiz arasındaki bağlantının farkında olmamız lazım.

Çünkü zihnimizin, bedenimiz üzerine büyük bir etkisi vardır. Bedenimizin bize düşman olması mümkün değil! Ancak biz, düşüncelerimizle ve duygularımızla ve hatta yediklerimizle bedenimize ne verirsek, o da bize aynı şekilde geri dönüş yapar. (aynı doğa da olduğu gibi.) Eğer zihnimizde, hayatımızı etkileyen negatif inançların, korkuların olduğunun farkında olmaz isek, her hasta olduğumuzda; ya bedenimizi, ya kaderimizi ya da çevremizi suçlarız.

Aslında birilerini ya da bir şeyleri suçlamak yerine "Bu hastalık bana ne anlatmaya çalışıyor?"diye sormamız, belki bize şifa kapılarını açabilir. Yıllardır sağlıklı yaşam konusunda yayınları takip ediyorum. Araştırmalarım sırasında rastladığım ve çok etkilendiğimi, Hidistan’ın 5000 yıllık doğal şifa yöntemi olan Ayurveda’nın, hastalıkların nasıl oluştuğuyla ilgili olan bir bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ayurveda bize, hastalıkların fiziksel reaksiyona dönüşmeden önce,  zihnimizde 6 aşamada oluştuğunu söylüyor. Bunlardan birincisi ‘Biriktirme’ Sisteminizde nasıl bir enerji biriktiriyorsunuz?

Ateş mi?

Toprak mı?

Su mu?

Hava mı?

Örneğin zaman içinde çok fazla ateş biriktirdiyseniz, sisteminizde ısı fazlalığı oluşur ve size ufak geğirmelerle sinyal verir. İkinci aşama ise ‘Ağırlaştırma’ Artık sisteminiz ağırlaşmaya başlamıştır ve o küçük geğirmeler ufak mide yanmalarına dönüşmeye başlar. Üçüncü aşama ‘Dağılma’ Siz hala aşırı yağlı, baharatlı, kalorili ve sağlıksız yiyecekler yerken, sisteminizde bulunan ve çözülmemiş aşırı ısı, yayılmaya devam eder.

Dördüncü aşama ‘Yerleşme’dir. Sisteminizde bulunan aşırı ısı, yayılma vasıtasıyla vucudunuzda zayıf bir nokta bulur ve oraya yerleşir. Beşinci aşama da ise bulduğu bu zayıf nokta da ilerlemeye devam eder ve son aşamada karşımıza hastalık olarak çıkar.

Bu 6 aşamanın bize gösterdiği çok önemli bir mesaj var Değerli Dostlar. O da, aşırı biriktirmenin hastalıkların oluşumunda büyük bir pay sahibi olması. Ve en büyük biriktirmeyi de zihnimizde yaşıyoruz. Bu konuyla ilgili imkan bulursanız ‘Şifa’ adlı belgeseli izlemenizi öneririm.

Hastalıkların iyileşme süreçlerini yaşadığımız ortamla, yediğimiz yemeklerle ve aldığımız tedavilerle destekleyebiliriz ama, duygu ve düşüncelerimizi iyileştirdiğimizde tüm hayatımızı değiştirebiliriz.

Bu değişimin kuvvet alabileceği tek yol ise sevgiden geçer. Lütfen önce kendinizi sonra dünyayı çok ama çok sevin! Sevgiyle.

p.holt@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI