Harp Oyunları


Harp Oyunları;

Toplum disiplinini oluşturan unsurlar ve bireylerin üstlenmiş olduğu birden çok rol vardır.

Her rolün statülere göre davranış düzleminde kabul edilebilir sapma derecesi vardır. Sapma derecelerinde beklenen değerde eğer ortalama olarak tanım aralığının dışına doğru bir sapma var ise bu durum toplumun vicdan değerlerini ve akılını kullanma yeteneklerini öteleyerek “ben”ci bir biçimde bireyselleştiğini gösterir.

Nasıl ki, bireyin ruh hali dışa yansıyorsa, toplumun ruh hali de aynen yansıyacaktır. Toplumun ruh halinin yansımasını uluslararası ilişkilerde milli konumun izdüşümü olarak tanımlayabiliriz.

Bu ve bunun gibi nedenlerle olumsuz davranışlarda bir artış söz konusu ise gelecekle ilgili kaygılar ortaya çıkar. Bu kaygıları ortadan kaldırabilmek için gerçekçi verilerin neden sonuç ilişkisi içinde elde edilmesi gerekir.  Bireylerin kendini ifadesi ve üstlendikleri rol arasındaki sapmayı toplanan veriler ile anlamlı bir biçimde değerlendirmek bilimsel kurallara dayalı yöntemler ile mümkündür.

Eğilimlerin nedenleri, bağımlı değişkenler arasındaki ilişkinin şiddetine bağlıdır.

Sosyal hayat, insan olmanın erdemi ile kişinin hayal dünyasına yön verebilecek düzeyde olmalıdır.

Olmalıdır.. Çünkü kişinin ilham kaynağının başında güven ve huzura dayalı hayal dünyası ile ilgili yöneylem ahlakı, kültürü ve yüksek standartları elde edebilecek görev anlayışı yatar.

Kişiler ve o anda birlikte yaşadıkları kişiler aynı kaderi paylaşırlar, kısacası ebedi değillerdir. Ancak toplumun edebi, o zaman dilimindeki insanların yaptıkları doğrultusunda gelecekte kültür olarak ebedileşir veya nefret ile anılır.

Aristotales, Platon (Eflatun), Konfüçyus, Michelangeli, El Cebir, İbn-i Sina, İbn-i Haldun,  Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, Yunus Emre, Mevlana, Napolyon, Darwin, Hitler, Stalin, Atatürk, Aşık Veysel gibi şahsiyetler toplumu yansıtan aynalardır.

Örneğin, Abbasilerin Emevi hanedanlığına son vermesi ile birlikte Emevi soyundan gelen Abdurrahman’ın ispanyaya gidişi, orada yeniden bir devlet kuruşu, Kurtuba’nın bilim ve sanat merkezi haline gelmesi Avrupa da bilim ve sanat temellerinin atıldığı yer olarak kabul görür.

Endülüs’ün yıkılma sürecinde yağmalanan bilim yuvaları ve kütüphanelerindeki eserlerden Yalnızca Grenada da Babü’r Remle Meydanında bir milyon ciltlik eser yakılmıştır. Bu eserlerden çok cüzi bir kısmı yakılmadan önce tercüme edilmişlerdir. Ancak, eserler zamanın papazlarının direktifi ile her tercüme eden sanki kendi eseriymiş gibi bilgi hırsızlığı yaparak eserlere kendi tezleri ve bunların ispatlayanmış gibi kendi isimlerini vermişlerdir.

Anlaşılacağı üzere her toplumun geçmişten günümüze her koşulda toplum davranışını belgeleyen bir bilgi sistemi mevcuttur. Özellikle Vatikan bu konuda çok duyarlıdır. Bazen de duyarlı toplumlarda duyarsız dönemler söz konusu olabilmektedir.

Bir başka devlete tarihi belgelerin satılması, hatta daha da vahim olanı o belgelerin yakılması.

Askerin savaş yetenekleri ile ilgili karar mekanizmasının deneyim ve tecrübeye dayalı ani karar mekanizmasının gelişmesi için savaşır gibi eğitimi nasıl vazgeçilemez kural ise, ulusların gelecekleri yalnız askeri birimleri ilgilendiren stratejiler kapsamında lojistik desteğe dayalı politika ve taktikleri içeren harp oyunları yeterli değildir. 

Harp Oyunları, ulusların istikrarını ve geleceğini ilgilendiren mevcudiyetin küresel siyasete dayalı satranç oyunudur.

Her devletin kendi menfaatlarını korumak için tek başına veya bir veya birden fazla devletle iş birliği içerisinde olup bir veya birden fazla devlete karşı yürüttüğü stratejik politikalardır.

Örneğin Kafkaslarda oluşturulan kördüğüm Karabağ.

1571 de Lala Mustafa paşa tarafından Akdeniz’de tam bir hâkimiyet kurmak amacı ile Venediklilerden alınan Kıbrıs adasının 1878-1938 arası Kıbrıs’tan Anadolu’ya Türk göçü, Kurtuluş savaşı sonucu Lozan Antlaşması ile İngiltere’nin Kıbrıs üzerindeki hâkimiyetinin kabulü, Türklerin Kıbrıs’ta azınlık haline düşürülmesi politikası. 

Irakta ve Suriye’de Türkiye’nin çizdiği kırmızı hattını etkisizleştirme politikaları ve bu doğrultuda birbirine zıt devletlerin işbirliği içerisinde olması.

Dünyaya yön vermeye çalışanların Türkiye’ye karşı derledikleri ve hiçbir tarihi gerçeği olmayan belgesiz fakat tutarlı olmaya politik gayeler ile ulaşılmaya çalışılan Ermeni soykırım Politikası.

Türkiye’yi ekonomik açıdan itibarsız ülke konumuna düşürme çabaları, Koruma altına almak istediklerini Türkiye’de önce azınlık konumuna düşürme ve sonrasında bu azınlıkların sinir uçlarına dokunma.

Azınlık kabul edilmeyen kesimlerin de Amerikan ile Türk hükümeti arasında yapılan anlaşmalar doğrultusunda1962’den 1972 yılına kadar Amerikan barış gönüllülerinin yapmış olduğu misyonerlik sayesinde Türkiye, Irak ve Suriye üçgeninde bugünkü orta doğu politikası ve daha da önemlisi Türkiye’nin Avrupa birliğine kabulü için Taviz müktesebatı. Elbette bu müktesebatta faydalı unsurlar olabileceği gibi, Türkiye’nin elini kolunu bağlayacak önemli kriterler araya serpiştirilmeye çalışılmıştır.

Şu soruyu kendime sormadan edemiyorum..

Türkiye mi Avrupa birliğine girmeye çalışıyor, yoksa Avrupa birliğimi Türkiye’ye girmeye çalışıyor?

Ne dersiniz ?

Ayrıca İngiltere de AB içerisinde Almanya karşısında ikinci konuma düşmemek için suları bulandırıyor.. birde üstüne üstelik Türkiye AB’ye ancak 3000 yılında girer diyor..

Ezildiğini gösterme, başkasına çamur at politikası. Tower of London da çanlar kimin için çalıyor? Soğukkanlı gösterilmeye çalışılan İngiliz politikası..

Ayrıca şuna da dikkat etmek gerekiyor.  Her nekadar Avrupanın çoğunluğu dünyanın her noktasında birçok ülkeyi sömürmüş olsa da,  yaşadığı tarihi iç çekişmeler,  mehzep kavgaları ve komşu devletlerin agresif tutumunun yanında I.  ve II.  Dünya savaşının sonunda yeniden şekillenen bir Avrupa ve geleceğe kuşku ile bakan bir nesil sendromu korkuyaneden olan fitil olarak düşünebiliriz.

 

Vahit SUNAR

reel@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Nis
14Mar
06Mar
01Mar

Aklın Şifreleri

20Şub

Uluslararası Portföy