AKLI, İLMİ, DİNİ, MANTIĞI, SAĞDUYUYU YETERİNCE KULLANMAYANLARIN ÜSTÜNE PİSLİK YAĞAR!


 İlmi, aklı, mantığı, ortak doğru aklı yeterince kullanmadığımız için her işimiz eksik, yanlış, acizlik, zafiyet içindedir! Eğitim- öğretimde, akılda, bilimde, dinde, sanatta, meslekte, eğitimcilerde, imamlarda, lisanımızda, hukukta, yargıda, güvenlikte, iç barışta acizlik ve zafiyetlerimiz var. Bilim, teknik üretemiyoruz. Yeni keşifler, icatlar, AR-GE çalışmaları, inovasyon yapamıyoruz. Değişimler, yenilikler, büyük işler İslam dünyası olarak yapamıyoruz. Üretimde, tarım ve hayvancılıkta geriyiz. Tarım ve hayvan ürünlerinden yeterli kaliteli ürün elde etmemiz yetersizdir. Dini, ilmi yaşam biçimi yapamıyor. Ahlak ve fazilet değerlerini yaşam tarzı yapmıyoruz. Bilgi, kültür, sanat, edebiyat, ahlak, ilim dallarından yararlanmayı yeterince yapamıyoruz. Köyler, mahalleler, kentler mimar, mühendislik, estetizm açısından bir felaket, temizlik anlayışı rezalet durumdadır. Yönetimlerde şeffaflık, temizlik anlayışı, sanat, kültür, estetizm, güzellikler yok. Her şey sapkın sapık ideoloji çerçevesi içinde pislikler devam ediyor! Dünyanın tümü kadar; ülkemizde hain, kalleş, kahpe, katil, serseri, zararlı virüs, kullanılan malzeme vardır. Ülkemizde pek çok grubun ilah edindiği bir putu, önderi, lideri var. Ona uymuş! Cehenneme doğru gidiyor! İki dünyasını sapıklıkla haşat, berbat etmektedir! Tüm dünyanın emperyalistleri, Siyonistleri, masonları, misyonerleri, şer güçleri dünyamız üzerinde hesaplarını gerçekleştirmeye çalışıyor. Millet olma özelliğimizi yitiriyoruz! İyi günde, kötü günde, zenginlikte, fakirlikte, hastalıkta, sağlıkta, sonsuza dek mümin, Müslüman, İslam, bilge olmanın niteliğini yitiriyoruz.

                Akıl; “bireyin zekâsını ve düşünerek doğruyu bilme gücünü kullanma oranıdır. Akıl, öznel bir nitelik, öznel bir yorumlama ve algılamadır. Her birey aklını doğu ve yeterli kullanamaz. Doğru düşünüp, iyi, güzel, yararlı iş yapamaz.” Akıllı olan, var olan ve olabilecek şeyi mantıklı düşünmeli. Sağduyulu olmalı. İlmi, dinsel düşünüp, hayat sürmeli. “Ya doğru vardır. Doğru değil ise yanlıştır. Üçüncü bir hal, durum yoktur.” Aristo’da böyle söylemektedir. “Ya hak vardır. Hak değil ise batıldır.” Hakka doğru, batıla yanlış diyoruz. Aradaki tonlar ya yanlışa ya da doğruya girer. Zaten renklerde birbirinden oluşur. İnsanlar tercihi bu ikisi arasında yapar. “Bizler hak- doğru olandan yana tercihimizi yapıyorsak; aklı, zekâyı, mantığı, ilmi, dini, sağduyuyu kullanmış oluruz.”

                “Önce ilim sahibi, hak din İslam sahibi, akıl, zekâ, mantık, sağduyu sahibi olmalıyız.” Millî kültürümüz olan; dil, din, eğitim, güzel ahlak, edep, hayâ, görgü kuralları, bilim, teknoloji, sosyal kurumlar, vakıflar, yardım dernekleri, gelenek- görenekler, değerler ve tutumlar, estetik sanatlar, musiki, milli ve dini bayramlarımıza sahip çıkmalıyız.” “Vatan, millet, devlet, bayrak, ümmet, insanlık, doğa- tabiat sevgisi taşımalıyız.” “ Dini inanışlarımız, milli marşlarımız, milli birlik ve beraberliğimiz korunmalı.” Yardımlaşma, dayanışma, paylaşma, birlik- beraberlik içinde güçlü yaşama içinde olmalıyız. Bilgi, teknik, teknoloji, sağlam iman ve İslam yaşantısı bütünlüğü içinde olmalıyız. Milli, manevi güçle var olmalıyız. Hiçbir olumsuzluk, ırkçılık, ayrımcılık, fitne, bozgunculuk içinde asla olmamalı. İlmi, dini değerler her an ve alanda yaşanmalı. “İlme, teknolojiye, tarihe, geleceğe sahip çıkmalı. Şiir, öykü, müzik, edebiyat, milli, manevi değerler yaşanmalı, yaşatılmalı.” Dürüstlük, çalışkanlık, stratejik plan program proje içinde çalışmaları daim sürdürmeli. İffet, güzel ahlak, yiğitlik, hoşgörü, sevgi, saygı, alçak gönüllülük, ağırbaşlılık, efendilik, barış, kardeşlik, görgü kuralları, dosdoğru ve dürüst olma esas olmalı. “Asıl azmaz, gerçek bal kokmaz. Bu da unutulmamalı.”

                Sevgi, muhabbet, samimiyet, hassasiyet, başkalarını dinleme, duygudaşlık yapma olmalı. Bu sevgi ile barış ile olur. İnsanlara önce ilgi duymalı. Sonra doğru bilgi ile davranmalı. En güzel şekilde, güven verir biçimde iletişim kurup, konuşmalı. “Dinleme, konuşmaya etkin katılmadır. Çok önemseyerek dinleme yapmalı.” Herkese ulaşma hedeflenmeli. Milli, manevi, insani, evrensel, ilmi değerleri bir bütünlük içinde yaşamalı. “Çarpık, sapık ideolojik anlayışta olmamalı.” Hakka, hakikate, fıtrata uygun davranmalı. “Sekülerleşme süreci çok ürpertici cinayetler, yokluklar, dehşet veren vahşetler üretmeyi sürdürüyor! Bencilleşme, bireyselleşme, müstehcenleşme, dünyevi çıkarlar, kariyerler, parayı yegâne hayat ve varoluş şartı haline getirme, toplumu, aileyi ve bireyi, İslam’ı duyarlılıktan uzaklaştırıp; adi birer canavar haline getirmiştir.” “Her zararlı ve insanlık dışı ideoloji, sekülerleşmeden doğmuştur. Laiklik, Sekülerleşmeyi oluşturur. Sekülerleşmeden sapkın, sapık, insanlık düşmanı ideolojiler ortaya çıkmaktadır.” “ Basın, medya, yanlış okul eğitimi toplumu sekülerleştiriyor. Toplumun bütün katmanlarına yayıyor. Kişilik, ahlak, fikir, sanat, bilim, cinsellik, meşru olmayan ilişkiler, kız- erkek arkadaşlığı, kadının her alanda istismar edilmesi özendiriliyor. İnsanlar maddi, manevi sömürülüyor.” Bugün ülke insanımız, İslam halkları ve insanlık; zihnen, fikren sömürgeleşti. Aydın değil; ayı, akrep, yılan, çıyandan tehlikeli hale sokuldu! Hatta insanlığa bu yaratıklardan binlerce kat daha fazla zarar verir hale getirildi. “Önce olan sorunun doğru bir şekilde tespitini yapmalı. Sonra sorunları gidermek için ekip- takım halinde, stratejik plan program proje olarak bir millet olarak çalışmalı.” Mehdi- kurtulma, işte mehdilik bu projelerin ekip hailinde milletçe gerçekleştirilmesindedir. Herkes kendini kurtarır. “Mehdi gelecek, diye sapık serseri kişileri kurtarıcı olarak beklemekten kurtulmalı.” Herkes kendinin kurtuluşunu sağlamalı. Kurtuluş gerçek ilim ve hak din İslam’ın yaşanmasındadır.

                “Medya ve okullaşma konusunda devletin yetkililerine, etkili olanlara saygı ile arz ediyorum. Kendileri de bu gerçekleri biliyorlar ama kanunsuzlukları görmezden geliyorlar! Vurdumduymaz davranıyorlar. Yasalarla sorumluluk yükleniş ama bu sorumluluk yerine getirilmemektedir.

1 - “Okul öncesi özel okullaşmada tamama yakın bir yasadışılık hüküm sürüyor! Alınan öğretmenler pedagojik formasyonlu değildir. Lise okumayanlar bile öğretmenlik yapıyor. Ama formalitede emekli olanları çalışır gibi gösteriyorlar. Öğretmenlik yapanların çoğunluğunun pedagojik formasyonu ve sigortalı çalışması yok. Çalıştırılanlar 400- 600 aylık ücretle çalıştırılıyor!”

                2 - “2011 yılında bende bir etüt merkezinde görev yaptım. 13 kişi idik. Sadece ben öğretmen formasyonlu idim. Diğer öğretmenlik yapanlar, farklı dallarda Açık öğretim öğrencisi idi. Milli Eğitim bu durumu biliyordu. Ama görmezden geliyordu. Bunlar 300 lira aylık ücret alıyordu. O da 2 taksitle veriliyordu. Kaçak çalıştırılıyorlardı. Formalitede bu 12 kişi yerine emekli olanlar çalışıyor gösteriliyordu. İlçemizde ve diğer yerlerde bu durum böyle yasadışı çalıştırılmaktadır. İhbar ediyor, şikâyette bulunuyorum. Görevlileri göreve davet ediyorum. Halkı olumlu tepki vermeye çağırıyorum. Teftişin doğru yapılmadığını bildiriyorum.”

3 -  “Bu yasadışılık, kayıt dışı eleman çalıştırma esnaflarda da vardır! Esnaflar kayıtsız, SGK’ya kayıt olmadan eleman çalıştırmaktadır! Altınova Tersanelerinde taşeron işçilerinde bu kayıtsız durum şu anda vardır!

4 - İnşaat işçileri de sigortasız çalıştırılıyor! Ücretleri de doğru dürüst ödenmiyor.

5- Tekstil işçilerinin durumu içler acısı durumdadır! Tekstil de çalıştırılanlar hem sigortasız hem de ücretleri doğru ödenmemektedir!

7- Tarım işçileri de böyle kanunsuz çalıştırılmaktadır! Tarım üretimi yapanlar, masraflarını ve yevmiyelerini çıkaramazken; satıcı aracılar aldığını 5 katına satış yapmaktadır!

8- TÜİK verilerine göre; 2002 de %49 oranında kaçak işçi çalıştıran varmış! 2016 da ise %32 civarında imiş! Bunlar SGK güvenliği olmadan çalıştırılan işçilerdir. Yaşlandıklarında emekli olamayacaklar! Demek ki devlet görevlileri hem biliyor hem de göz yumuyor! Çalışanların sosyal haklarını korumuyor! Bu böyle olmaz. Böyle hak, hukuk, adalet, hakkaniyet, iş ahlakı olmaz. Kızılay ve Kaymakamlık Sosyal Yardım Vakfından para yardımı isteyecekler! Ama nereden ne kadar olabileceklerini söylemek istemiyorum. Taşıma su ile değirmen dönmez. Bu bilinmeli.

9- Medya konusunda ise sorun arşa yükselmiş! PKK yayın organı olan “Özgür Gündem Gazetesi’ne” bile bir ana muhalefet partisi sahip çıkıyor. Fetö, PKK, DHKP-C, DAEŞ terör örgüt mensuplarına yapılan kanuni- hukuki uygulamalara karşı çıkıyor! Kapatılan terör örgütü medya gruplarına karşı eleştiriler yapıyor! Sahipleniyor! KHK yasalarını Anayasa Mahkemesine götüreceğini açıklıyor! 86 terör örgütünün 2013 Gezi olaylarında 80 İlde bir ay boyunca yapılan yıkıma- teröre sahip çıkıyor. Onlarla birlikte alanlarda her zaman bir oluyor! LGBT’ye özgürlük mitinglerine katılıyorlar! Millet memleket hayrına olan yasaları Anayasa Mahkemesine götürüp, iptal ettiriyor! Millet, vatan, devlet lehine- yararına olanları ise iptal ettirmeye çalışıyor! Terör örgütlerine zarar veren yasa uygulamalarına sahip çıkıp, Yüksek Mahkemelere götüreceğini açıklıyor! Halkın yararına yüzlerce yasayı iptal ettirmiştir. “İnternetten bakabilirsiniz.”

                10- Devletteki yürütme, yargı, güvenlik birimleri, memurlar yeterince görevlerini yapmıyorlar. Temizlik işçileri bile her gün sokaklardaki çöpleri süpürmüyor!

                11- Trafik polisi yanından geçen motosiklet ve taşıtın aşırı egzoz sesine ilgisiz kalıyor. Bir millet rahatsız oluyor. Onunla ilgili memur ağzını açıp bakıyor!

                12- Milletin bir kısmı yasalara uymadığı için haram, suç, günah demeden asalak yaşıyor! Diğer kısmı da çalıştığının %80’ini Gelir Vergisi, KDV, ÖTV, Dolaylı Vergi olarak vererek açığı kapatıyor…

“Her işi hükümet yapmaz. Herkes kendine düşen görevi, ödevi, sorumluluğu, yükümlülüğü eksiksiz, tam yapmalıdır. Yapmıyorsa üzerine düşen görevi yapmıyordur. Yapmıyordur.” Her yerde bir laçkalık, vurdumduymazlık var. Bu mutlaka giderilmelidir. Gidermeyen aldığı aylığı, ücreti hak etmiyor demektir. Aldığı helal olmaz. Haram olur. Bu da böyle bilinmeli. Hem de suç işliyor demektir.

Tüm kanunsuzlukları, hukuk dışılıkları kınıyor, lanetliyor ve protesto ediyorum. Bu gidişatla sorunlar bitmez! Üreyerek, türeyerek, artarak devam eder! Bizler her şeye rağmen devletin, milletin, vatanın, memleketin, hakkın, hakikatin, hukukun, hakkaniyetin, adaletin, doğrunun, güzel ahlakın, edebin, hayânın, evrensel insan haklarının yanındayız. Milli, manevi, evrensel değerlere sahibiz. “Sahipsiz olan vatanın batması haktır. Sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.”

m.kasap@karamursel.tv

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Haz
20Ağs

İSLÂM VE MÜSLÜMANLIK NİMETTİR

13Ağs
02Ağs

AKLINI YANLIŞ KULLANANLAR!

23Tem